
Aralık geldi. Bir yılı daha geride bıraktık, nasıl hızlı geçiyor bu günler ve nasıl da içimize sinerek yaşayamıyoruz hayatı! Biz bu koleksiyonu hazırlarken hislerimize kulak verdik, onları dinledik, onlardan çekinmedik, korkmadık ya da bastırmaya çalışmadık. Öyle olunca içimizdeki hislerin hepsini duyabildik.
Bir yanımız kaygılı, ürkek ve bir yere saklanmak istiyor. Bir yanımızsa umutlu, heyecanlı ve mücadele etmek istiyor. Bu ikisinin arasında bir yerlerde denge bulmaya gayret ediyoruz, umutlu tarafa daha yakın durarak.
Evet zor bizce de. “Kaosun ortasında umudu korumak” nasıl mümkün olabilir ki? Ama her karanlıkta bize ışık tutan bir kadın oluyor okuduğumuz, dinlediğimiz, izlediğimiz, sarıldığımız, konuştuğumuz… Yakın zamanda aramızdan ayrılan, Ren’in varoluş felsefesinde çok önemli bir yeri olan Jane Goodall umudu “naiflik” değil, “eyleme dönüşen bir güç” olarak tanımlıyor mesela.
Biz de bu yorucu dünyada, ağır haberlerin içinde, korku, kaygı, öfke duygularımızın içinde bir yerde bizi yaşamda tutan, eyleme geçmemiz için motive eden umudun peşine düştük. 2025-2026 Sonbahar-Kış döneminin ikinci yarısı “HOPE” edisyonu içimizde bir yerlerde, her şeye rağmen, inatla bir umut yeşertmek için tasarlandı.
Jane’nin ve umudunu hiç kaybetmeyen tüm inatçı ruhların anısına…







































